Haber Detayı
21 Mayıs 2019 - Salı 13:47
 
Uzm. Dr. Oral, 'Obezite, En Riskli 10 Hastalıktan Biri'
Ege Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Görevlisi Uzm. Dr. Onur Oral, “Obezite harcanandan daha fazla enerji alınması sonucu, vücutta aşırı miktarda yağ dokusunun olması sebebiyle gelişen, genetik ve çevresel etkileşimli, sağlıklı yaşam adına ciddi ve kronik sorunlara neden olabilen ve oluşum nedeni çok sayıda faktöre bağlı, medikal tedaviye ihtiyaç duyulan metabolik bir sağlık problemidir” dedi.
SAĞLIK Haberi
Uzm. Dr. Oral, 'Obezite, En Riskli 10 Hastalıktan Biri'

 

İZMİR (Ege Ajans)- Obezite, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından “sağlığı bozacak ölçüde vücutta aşırı yağ birikmesi” olarak tanımlanıyor. “22 Mayıs Avrupa Obezite Günü”nde obezite ile mücadele konusunda bilinçlendirme ve farkındalık çalışmaları yapılıyor. Ege Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Görevlisi Uzm. Dr. Onur Oral, “Obezite harcanandan daha fazla enerji alınması sonucu, vücutta aşırı miktarda yağ dokusunun olması sebebiyle gelişen,  genetik ve çevresel etkileşimli, sağlıklı yaşam adına ciddi ve kronik sorunlara neden olabilen ve oluşum nedeni çok sayıda faktöre bağlı, medikal tedaviye ihtiyaç duyulan metabolik bir sağlık problemidir” dedi.

 

Obezitenin risk faktörleri arasında birçok etkenin olduğunu belirten Uzm. Oral , “Obezitenin en önemli risk faktörleri arasında özellikle genetik yatkınlık, fiziksel aktivitede azalma, beslenme alışkanlıkları, yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, evlilik, doğum sayısı gibi faktörler göze çarpıyor. Erişkin ve çocuk obezitesi tüm dünyada ama özellikle gelişmekte olan ülkelerde hızla yayılıyor. Ülkemizde toplumun yaklaşık olarak yüzde 35’inden fazlası obezite problemiyle karşı karşıya kalıyor. Hatta bu oran erkeklerde yüzde 7.9, kadınlar da yüzde  23.4” dedi.

 

Obezitenin başka hastalıklara da davetiye çıkardığını söyleyen Uzm. Dr. Oral, “Birçok kronik hastalığın obezite ile yakından ilişkili olduğu biliniyor.  Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü, obeziteyi en riskli 10 hastalıktan biri olarak kabul ediyor. Bu konuda yürütülen son araştırmalarda kanserle yakın ilgisi olduğu da belirlenmiştir” diye konuştu.

 

Dünya Sağlık Örgütünün Obezite çalışmaları hakkında bilgiler veren Uzm. Dr. Oral, “Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Avrupa’da tüm yetişkinlerin yarısı ve çocukların ise beşte biri kiloludur. Bu çocukların da üçte biri obez olmakla beraber, sayılar giderek artmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından okul çağı çocukların şişmanlık durumlarını izlemek amacıyla 2010 yılında Çocukluk Dönemi Şişmanlığın İzlenmesi (Childhood Obesity Surveillance) araştırmasında okul çağı çocuklarının yüzde 40’ına yakınının vücut ağırlığının normalin üzerinde olduğu, bu çocukların yüzde 15’inin de şişman olduğu belirtiliyor” dedi.

 

“Sağlıklı bir toplum için sağlıklı beslenme”

Çocukluk döneminde obezitenin büyük bir risk taşıdığını ifade eden Uzm. Oral, “Çocuklar ve gençlerde beden ağırlığının fazla artması ile beraber trigliserit, LDL kolesterol ve sistolik kan basıncı artmakta ayrıca tip II diyabette yükselme görülüyor. Ayrıca, obezite sorunu yaşayan bu yaş gruplarında,  kendini beğenmeme, kötü alışkanlıklara yönelme, yalnızlık ve bencillik duygusu, sinirlilik, derin üzüntü duyguları yüksek yoğunlukta olabiliyor. Yetişkinlerin önemli bir kısmında obezite başlangıcının çocukluk çağlarına dayandığı bilinen bir gerçektir. Özellikle, 4-11 yaşlarında kendini gösteren obezitenin, yetişkin dönemde de devam etmesi ve hipertansiyon, kardiyovasküler rahatsızlıklar, şeker gibi problemleri ortaya çıkarması dikkat çekicidir. Bu sebeple çocukluk ve ergenlik çağında obeziteden korunma ve tedavinin önemi gitgide artıyor” belirtti.

 

Obeziteden korunma yolları hakkında bilgi veren Uzm. Oral, “Sağlıklı yaşam ve obezite kökenli hastalıkların önlenmesinde en akılcı önlem, dengeli ve yeterli bir beslenme alışkanlığıyla birlikte, haftada 3 gün 30 dakika yavaş yürüyüşle başlayıp haftada 5 gün 45 dakika tempolu yürüyüşler önem taşıyor. Bu tip bir fiziksel aktivite sağlıklı beslenmeye ek olarak 100-200 kalorilik bir kayıp sağlar. Uzun süreli fiziksel aktivite için, her gün 30 dakika yürüyüş alışkanlığının kazanılması, obezitenin önlem ve tedavisinde olumlu sonuçlar verdiği gözden uzak tutulmamalıdır. Sonuç olarak, sağlıklı bir toplum için sağlıklı beslenme alışkanlığının yanı sıra, fiziksel aktivitenin tüm bireyler için yaşamsal önem ve anlam taşımakta olduğunu tekrar hatırlamak ve bu konuda farkındalığı arttırabilmek için ‘Dünya Obezie Günü’ güzel bir şans olarak değerlendirilmelidir” dedi. 

 

Kaynak: (EA) - Ege Ajans Editör: Kürşat Gürbüz
Yorumlar
Haber Yazılımı